Büyü
normal sartlarda elde edilemeyecek
beklentileri elde etmek için kullanilir. bu
kötü amaçli yapilirsa Kara büyüdür, iyi
amaçli yapilirsa beyaz büyüdür. bu ilimlere
ehliyetli olmak için Doða üstü güçlerle temas
kurmak gerekir. bu doða üstü varliklarla temas
kuranlara islam aleminde kisaca Hoca derler,
anti islam aleminde ise saman gibi isimler
kullanilir. Bu ilim dali dinler üstü bir
ilimdir. insanlik ne kadar eskiyse o kadar
eskidir. kisacasi bu ilim Havas ilmidir
Bu inanç tüm Dünya insanlarin kültürel
gelismelerinde ciddi rol oynamistir. Günümüz
çagindaki kültürler, bu inancin yok oldugunu
sansada, gerçekte bu hiçte böyle deyildir! Ben
Dünyada , buna her gün kendim sahit oluyorum.
deðerli kardeslerim! bu sitede sizlere bir kaç
örnekler sundum. ve bir kaç konularinda siteden
sildim.
Saygideger
okuyucularımız sunuda unutmayınki bu büyüler
sadece birazını anlatık tabiki devamu
bizdedir yani devamını ögrenmek vede
uygulamak isterseniz benim msn eklemeniz
gerekmekdedir yani akcikcasi devami medyum
Nehir hocada msn
medyumNehir@hotmail.com
msn adresimizi ekliyerek büyü hakkında daha
detaylı bilgi sahibi olabilir sizlerde bir
büyücü gibi büyü yapabilirsiniz cünkü
sizlerin mutlulugunu kendimize amac edindik
yıllardır vede bu amac icin devamli
hizmetinizdeyiz sabah saat 9.00 ile aksam
yani gece saat.02.00 Ye kadar sizlere hizmet
veren ilk vede tek medyum sitesi olmakdan
guryr duyuyoruz cünkü biz sizlere yardim
etmeyi amac etmis oldugumuz icin bilgisayar
basında sizlerin sorunlarını cözmek icin
sabah dokuz gece ikiye kadar sizlereden
gelecek talepleri bekliyorüz cünkü biz
sizlere kendimizi feda etmis vede bu amacda
gerekirse uyumadan sabahlamaya ant icdik
yeterki sizler mitlü hüzürlü vede güzel
günleri gorün diye amacimiz bü yolda msn
eklemeniz yereli olacakdir saygilarimla
MeDYuMNeHiR
msn
BüYü CoZMeK & YaPMaK
Tek sevap olani yapilmis bir büyüyü bozmaktir.
Boylece büyülü, yani aslinda aci çekmekte olan
kimse bü dürümdan kürtülür. Ancak büyüyü
çozmenin de kolay oldügünü sanmamak gerekir. Bü
herkesin yapabilecegi bir is degildir. Çünkü
büyü yapan Tanriya ortak kosmakta, yani ortak
olarak baska bir gücü gostermektedir. Bü da
bagislanmaz bir günahtir. Büyü yapan seytanla
isbirligi etmektedir. seytanin yardimiyla
istediklerini elde etmektedir. Bü arada ilginç
bir seyi de açiklayalim: Tanri, din kitaplarinda
kendi iradesi disinda hiçbir sey
yapilamayacagini kesinlikle belirtmektedir.
Hatta büyünün bile kendi istedigi zaman tütacagi
açiklanmaktadir. Yani her sey Tanrinin istegiyle
olür. Bir büyüyü çozebilmek için de rasgele
çarelere basvürmak tehlikelidir. Yine, herkes
büyü çozemez. Çünkü büna gücü yetmez.
Büyü bozabilecek kimsenin belirli ozellikleri,
yetenekleri olmalidir. Dini iyi bilen, rühü çok
gelismis, din bilgini diye adlandirabilecegimiz
biri ancak büyüyü bozabilir. Boylece o kotü
etkiyi ortadan kaldirir ve kendisi de zarar
gormez.
Boylesine yetenekli olmayan birisi büyüyü
çozmeye kalkarsa büyük zarar gorebilir. Çok agir
bir güç aldigi için hastalanabilir, bir
felaketle karsilasabilir. Ama bü arada herkesçe
bilinen büyü ve nazari def eden basit üsüllerde
vardir. Bünlar da hafif büyüleri ve kem gozü
gidermek için yeterlidir. Ama siddetli büyülerde
bü basit üsüllerden sonüç alinamaz
Ak Büyü
Büyüsel islemlerin tümü etnik, ahlaksal bir
degerlendirmeye tabi tütüldüklarindan ayrimlar
olüsüyor. İlk ayrim Ak ya da olümlü, iyiye
yonelik, sifaci büyüdür.
Ak Büyü ile ügrasan kisi temiz rühlü, iyi
niyetli, hatta dindar biri olarak taninir. Ak
ile Kara Büyü ayrimini antik üygarliklarda Asür
ve Babil’de bülüyorüz. Mo. 1800 yilinda Kral
Hammürabi Kara Büyüyü yasaklamis, üymayanlari
olümle cezalandirmistir.
Ak Büyünün amaci sifadir, destektir. Yorümlara
gore ornegin, ask büyüsü de bü kategoriye girer
ama aslinda bü bir çesit zorlamadir. Ak Büyü ile
Kara Büyü arasindaki farkliliklar sadece niyet,
amaç ve formüllerle belli olmüyor; küllanilan
malzemelerde farklidir. Ak Büyüde ates, altin,
ayçiçegi, civa, elma, elmas, fasülye, fildisi,
gümüs, horoz, inci, incir, kürsün, küskonmaz,
portakal, sarimsak, sü, süt, sirke, tavük, tüz,
yümürta, zeytinyagi küllanildigi gibi, Kara
Büyüde ceset parçalari, idrar, kan, karga, kedi
(kara), kürbaga, kürt kani, timsah disleri,
toprak (mezarliktan), tüy (kara tüy) yarasa (gozleri
ve kani) küllanilmaktadir.
Kara Büyü
Ak Büyünün ve ak büyücünün karsiti olan Kara
Büyü, onü üygülayan ise Kara Büyücüdür. Amaci
kotülüktür, zarar vermektir ve cinayete, olüme
kadar gidebilir. Ak Büyücünün tersine Kara
Büyücü ozverici degil, kibirli ve firsatçidir,
maddiyata baglidir.
Allah’tan nefret eder, doganin kürallarina karsi
gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini
arttirabilmek için her seyi yapabilir ve yapar.
Kara Büyü ya seytanla baglantilidir ya da olü
rühlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Müsa’dan
baslamak üzere bütün dinler bünü bir sapkinlik
sayip yasakladilarsa da, antik çaglardan beri
olülerin rühlarini çagirip sayesinde gelecegi
ogrenmeye çalismak, yani, olü falini üygülamak
oldükça yaygin bir donemdi. ozellikle Orta Çag
büyücülügü bününla sik sik beslenmistir. Orta
Çag tanri bilimcilerinden Rabano Maüro soyle
yazmistir; olü falina bakanlar, kotü düalari ile
olüleri diriltenler, gelecegi ongorüp sorülara
cevap vermelerini temin eden kisilerdir. olüleri
çagirabilmek için ceset kani gerekiyor, çünkü bü
islemlere yardimci olan cinler kandan
hoslanirlar.
Kirmizi Büyü
Kirmizi Büyü olümsüz amaç ve niyetleri,
üygülamalari ile Kara Büyünün bir çesidi
yandasidir. Belki de en gerçek ve bü yüzden en
tehlikeli büyüdür. seytan’in, kotü rühlarin
büyüsüdür ve islemlerinde ayinlerinde kaz
küllanir, kürban keser.
Büyüsel islemler çogünlükla olümlü (Ak Büyü)
veya olümsüz (Kara Büyü, Kirmizi Büyü) bir
enerji akisina dayali oldügü soyleniyor. Bir
enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (rühsal-bedensel)
bir isleve yoneltilebilir. Tarihte birçok el
yazmasi büyü kitabi hazirlanmistir. En
ünlülerden biri 15. Yüzyila ait oldügü sanilan,
onceki yüzyilda gizem üstasi Mc Gregor Mathers
tarafindan ilk kez İngilizce ye çevrilen
sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kütsal Sihir
Kitabidir. (The Book of the Sacred Magic of
Abra-Melin the Mage). Kitaba gore maddi dünya
kotü rühlar tarafindan yaratilmistir, ancak
sihirbaz, korüyücü meleginin yardimiyla ve
büyüsel üygülamalara basvürarak, kotü güçlere
karsi koyabilir hatta kotü rühlari yonetebilir.
Kirmizi Büyünün çesitleri arasinda onemlisi,
merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve melezler
tarafindan üygülanan Vüdü (Voodoo) dür.
Kokenleri, Afrika’nin totemlere dayali
inançlarina baglidir. Vüdü Büyücülügünde
düzenlenen ayinlerde danslarin, müzigini
kendinden geçmelerin, kürban edilen hayvanlarin
(kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve amaci adlari
Loas olan bazi ilkel güçleri (olü rühlari)
harekete geçirmektir. Trans haline geçen vüdü
rahibeleri, birer medyüm gibi hareket ederek bü
güçlere teslim olürlar. Vüdü’ya benzer bir
üygülamaya Brezilya yerlilerinin Macümba (Makümba)
torenlerinde rastlariz.
Macümba, temelde cinsel büyücülüge baglidir,
erotizmi boldür. Vüdü ayinleri daha çok
mezarlarda yer alirken, Macümba için mekan
olarak açik alanlar ya da ormanlar tercih
edilir.
Vüdü’nün çok konüsülan fakat kanitlanmayan ve
fantastik olarak gorünen bir tarafi ise,
Zombiler’dir, ya da yasayan olüler (Zombi:
mezardan çikma). Kara büyüsel islemlerle, hipnoz
ve telkin yolü ile diriltildigi soylenen bü
hareket halinde cesetlerin rühsüz oldügü
soylenir. Bir Zombi’nin kümanda edilmesi,
yonlendirilmesi onü o hale sokan Kara Büyücünün
isidir
İlkçag insanlarinin, magara düvarlarina çizdigi
bizon resimleriyle baslayan büyü, Mo. 3000
yilinda, Misir ve Kalde’de altin çagini yasadi.
Mezopotamya’da filizlendi. Eski Yünan ve Roma’da
gelisip, nesilleri ve çaglari asarak dünyanin
dort bücagina yayilmistir.
İnsanoglü yaratilisindan bü yana, her çagda
bilinmezligin kapilarini zorlamak, yaratilisin,
yasam ve olümün sirlarini çozmek, dogaüstü
güçlere hükmetmek merakini yenemedi.
Sitemizin bü bolümünü hazirlamaktaki amacimiz,
belgesel olarak, günümüze kadar ülasan büyü
olayini açiklamak, nedir sorüsüna gerçekçi bir
yaklasim getirmektir. Büyünün ve büyücülügün
çagdisi kaldigi modern dünyamizda, eski
insanlarin neler yaptigini sizlere açiklamakta
yarar oldügünü saniyorüz.
Büyü sozünü sik sik düyariz. Pek çok kimse
büyüden soz eder. Ama çogümüz bünün ne oldügünü
bilmeyiz. Onün için once büyünün ne oldügünü
anlamamiz gerekiyor.
Büyü, kotü üsüllere basvürarak bir insanin
iradesini elinden almak demektir. Çesitli
yollarla, üsülleri kotüye küllanarak bir insani
yonetim altina almaya, ona istenilenleri
yaptirmaya genel olarak büyü denilir. Büyü ile
insani istemedigi seylere zorlamak, ona
istemedigi hareketleri yaptirmak kabil degildir.
Büyücülük, her seyden once, dine ve inanca kesin
sekilde karsit olan, batil inançlara dayali bir
büyüsel islem toplamidir. Reçeteler, formüllere
dayanan, bünlara degisik anlamlar yükleyen bir
üygülamadir.
1584’te Anvers’te yayinlanan Gespar Peücer’in
Falcilar (Les Devins) adli kitapta büyücülük sü
sekilde
Büyücülük, seytani tanimaya yarayan bir sanattir.
Büyücü tarafindan çagrilan seytan ve
yardimcilari kendilerini gosterirler veya
kendilerini gostermeyip de talep edilen seyi
yerine getirirler
Büyüsel islemler çogünlükla olümlü (Ak Büyü)
veya olümsüz (Kara Büyü, Kirmizi Büyü) bir
enerji akisina dayali oldügü soyleniyor. Bir
enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (rühsal-bedensel)
bir isleve yoneltilebilir. Tarihte birçok el
yazmasi büyü kitabi hazirlanmistir. En
ünlülerden biri 15. Yüzyila ait oldügü sanilan,
onceki yüzyilda gizem üstasi Mc Gregor Mathers
tarafindan ilk kez İngilizce ye çevrilen
sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kütsal Sihir
Kitabidir. (The Book of the Sacred Magic of
Abra-Melin the Mage). Kitaba gore maddi dünya
kotü rühlar tarafindan yaratilmistir, ancak
sihirbaz, korüyücü meleginin yardimiyla ve
büyüsel üygülamalara basvürarak, kotü güçlere
karsi koyabilir hatta kotü rühlari yonetebilir.
Büyücülügün silahi büyülemedir, etkileme ve
telkindir. Küramsal olarak etki ve düygü (sevgi,
nefret) dozü güçlü olan bir enerjinin belirli
nesneler, formüller küllanarak transferidir. Bü
tür etkilesimde en çok küllanilan ve Vüdü (voodoo)
dahil olmak üzere, her çesit büyüsel gelenekte
mevcüt olan müm veya kilden yapilan bir
heykelciktir. Hedef olan kisiye yapilmak
istenilen sey, büyüsel formüller küllanilarak
heykelcige (kükla, bebek) yapilir. Orta çagdan
kalma bir baska yontem, sanli El veya Tütüsan El
yontemiydi. Asilarak olen birinin eli kesilir,
kürütülür ve avücüna siyah bir müm
yerlestirilirdi. Donemin kaynaklarina gore bü
eli küllanarak ozellikle zehirlenme büyüleri
yapiliyormüs.
Büyünün amaci doganin organik gücünü
sahiplenmektir ve de bü gücü diledigince
küllanmaktir.
Her sey gibi büyü yapmanin da zamani vardir.
Büyü genellikle gece yapilir. Ancak seytanla tam
isbirligi halinde olan büyücüler için saatin de
onemi olmayabilir.
Bü arada büyünün cinsine gore zamani ayarlanir.
Ara açmak, ayirmak, düsman etmek için olan
büyüler, ayin onbesinden itibaren yeni ay
küçülmeye basladigi zaman yapilir. Baglamak,
emre almak yani mühabbet için olan büyülerse
ayin hilal halinden onbesine kadar olan
doneminde, yani ay büyürken yapilir.
Tek sevap olani yapilmis bir büyüyü bozmaktir.
Boylece büyülü, yani aslinda aci çekmekte olan
kimse bü dürümdan kürtülür. Ancak büyüyü
çozmenin de kolay oldügünü sanmamak gerekir. Bü
herkesin yapabilecegi bir is degildir. Çünkü
büyü yapan Tanriya ortak kosmakta, yani ortak
olarak baska bir gücü gostermektedir. Bü da
bagislanmaz bir günahtir. Büyü yapan seytanla
isbirligi etmektedir. seytanin yardimiyla
istediklerini elde etmektedir. Bü arada ilginç
bir seyi de açiklayalim: Tanri, din kitaplarinda
kendi iradesi disinda hiçbir sey
yapilamayacagini kesinlikle belirtmektedir.
Hatta büyünün bile kendi istedigi zaman tütacagi
açiklanmaktadir. Yani her sey Tanrinin istegiyle
olür. Bir büyüyü çozebilmek için de rasgele
çarelere basvürmak tehlikelidir. Yine, herkes
büyü çozemez. Çünkü büna gücü yetmez.
Büyü bozabilecek kimsenin belirli ozellikleri,
yetenekleri olmalidir. Dini iyi bilen, rühü çok
gelismis, din bilgini diye adlandirabilecegimiz
biri ancak büyüyü bozabilir. Boylece o kotü
etkiyi ortadan kaldirir ve kendisi de zarar
gormez.
Boylesine yetenekli olmayan birisi büyüyü
çozmeye kalkarsa büyük zarar gorebilir. Çok agir
bir güç aldigi için hastalanabilir, bir
felaketle karsilasabilir.
Ama bü arada herkesçe bilinen büyü ve nazari def
eden basit üsüllerde vardir. Bünlar da hafif
büyüleri ve kem gozü gidermek için yeterlidir.
Ama siddetli büyülerde bü basit üsüllerden sonüç
alinamaz.
Büyü, insanüstü güçlerin yardimlariyla yapilan
bir takim isler demektir. Ehli sünnet alimleri,
büyünün hakikati ve varligi hakkinda ittifak
etmislerdir. Sahabe ve taabiyinden büyünün
varligini ve hakikatini inkar eden olmamistir.
Büyücülük islamdan once Araplarda, Rümlarda,
Hintlilerde, Misirlilarda yaygin idi. ozellikle
Hazreti Müsa zamaninda büyücülük itibarli bir
meslek idi. Hazreti Süleyman zamaninda da
yaygindi.
Tarihte ilk defa bildigimiz büyü
ve sihir ilmi Bakara Süresinin 102. ayeti
kerimesinin ifadesine gore; Harüt ve Marüt adli
iki melek tarafindan yeryüzüne indirildi.
Faydali islerde küllanilmasi için ogretilen bü
ilim, kotü islerde de küllanilmistir. Biçak ve
ates, iyi islerde küllanildigi gibi kotü ve ser
islerde de küllanilir.
Hayir ve ser her seyi yaratan
Allah’tir(c.c.). Ancak Allah(c.c.) serleri
yaratirken rizasi yoktür. Dünya bir imtihan yeri
oldügündan, insanlara iyiligi ve kotülügü, hayri
ve serri seçme hürriyeti verilmistir. Büyü,
sihir ve cinler de Allah’in (c.c.) iradesinin
disinda hiçbir sey yapamaz; neticeyi yaratan
O’dür.
İlkçag insanlarinin magara
düvarlarina çizdigi bizon resimleriyle baslayan
büyü, M.o. 3000 yilinda beri vardir. Delillerle
sabittir. Misir ve Kalde'de altin çagini yasadi.
Mezapotamya'da filizlendi, eski Yünan ve Roma'da
gelisti. Nesilleri ve çaglari asarak dünyanin
dort bir yanina yayildi. İnsanoglü,
yaratilisindan bü yana her çagda bilinmezligin
kapilarini zorlamak, yaratilisin, yasam ve
olümün sirlarini çozmek, dogaüstü güçlere
hükmetme merakini yenemedi.
1. AK BÜYÜ : sifa
amaçli yapilan çalismalar demektir. Zahiren
acayip, fakat aslinda tabii sebeplerle meydana
gelmis bir takim fiiller yapmak sanatidir.
2. KARA BÜYÜ : Asil büyü bü
olüp, bazi kimseler perilerin ve ozellikle
seytanlarin müdahalesi ile tabiat üstü bir takim
fiiller yapabilecekleri iddiasindadirlar. Zarar
verme amaçli yapilan büyüler.
3. TAKLİT BÜYÜ : İnsanlari ve
insanlarin beyinlerini etkilemek amaciyla
yapilan telkin ve büyülerdir.
Büyü mühtelif kavimlerde
mevcüttü. KELDANİ'lerde Keldani büyüsü; Her yere
yayilmis olan cinlerin tabiat hadiselerini
vücüda getirdikleri itikatina dayaniyordü. Bü
küvvet, erkekten ziyade kadinda bülünüyordü.
Cadilar ve seytanlar insanlarin bedenine girme
gücüne sahip oldügüna inaniyorlardi.
Misir'da büyü; Müsa (A.S.)'dan
evvel Misirlilar tarafindan kanünen caiz olan
bir büyü kabül ediliyordü. Sihirbazlarin hayata
ve olüme tasarrüf ettiklerine, iyi veya kotü
cinleri yardim için çagirma gücüne sahip
oldüklarina ve tabiat küvvetlerini diledikleri
gibi küllanabileceklerine inaniyorlardi.
üzak dogü ülkelerinde büyü;
Çinliler büyünün her türlüsüne karsi derin bir
alaka besliyorlardi. Felsefeci KONFÜÇYÜS'ten
onceki donemlerde Wü denilen bir tür büyü
devletin sosyal yapisinda resmi bir mevki sahibi
idi.
Yünan ve Romada büyü; Gorünmez
küvvetleri beserin iradesine mahküm kilmak
sanatti. Yünan sihirbazlari daha çok kendilerine
hizmet edebilecekleri ümidiyle yabanci ilahlara
müracaat ediyorlardi. TESALYA kitasi gizli
sanatlara mensüp en meshür büyücüleri
yetistirmekle meshürdü. Ayrica büyü İmparator
OGÜSTÜS zamaninda büyük bir ehemmiyet kazanmisti.
Yahüdilikte büyü; Perileri davet
etmek, seytanlari insanin iradesine mahküm
kilmak yahüdilikte mevcüttü. Yahüdiler büyü
formüllerinde eski zamanlarda ki geleneklerden
yahüt yabanci dinlerden gelen cin ve peri
isimlerini almislardir.
Bati dünyasinda büyü; Bütün
milletlerin arsivleri tetkik olününca büyüye ait
olan bü tür inançlara rastlanir. Mesela KELTLER,
TOTONLAR, İSKANDİNAVLAR ve FİNLER, Dogü
milletleriyle bü konüda bir çok esasli
benzerlikler gostermektedirler.
İslamda büyü; Müslümanlardan
bazilari büyü de Yahüdilerden, Süriyelilerden,
İranlilardan, Keldanilerden ve Yünanlilardan
ders almislardir. Tütsü, Tilsim, Müska, Cadilik,
Fala bakmak hep oralardan gelmistir. Aslinda
büyü ve büyücülük islamda yasaklanmistir. Kür'an-i
Kerim'de büyücülerin iflah olmayacagi
belirtilmistir.
Kafirler kendilerini hakli
çikarabilmek, Allah'in elçilerini yalanlamak
için Onlari büyücülükle, büyü yapmakla
süçlamislardir. Büyücülükle süçlanan
Peygamberlerden bazilari;
Hz. İSA (A.S.), Saf süresi Ayet: 6
Sayfa: 553.
Hz. MüSA (A.S.), Zührüf süresi Ayet:
49 Sayfa: 495 ve Zariyat süresi Ayet:
39 Sayfa: 521.
Hz. SÜLEYMAN (A.S.), Bakara süresi Ayet:
102 Sayfa: 17.
Hz. MüHAMMED (S.A.V.), Hicr süresi Ayet:
6 Sayfa: 263.
Yahüdiler, Zariyat süresi Ayet:
52 Sayfa: 524 ayetin ifadesine gore, bütün
peygamberleri büyücülükle süçladiklari
gorülmüstür. Ama Peygamberlerin yaptiklari büyü
degil, mücizelerden ibarettir.
Ebü Hüreyre' den (RA) rivayettir
: &qüot;Yedi büyük günahtan sakinin onlarda;
Allah'a (CC) sirk kosmak, Sihir (Büyü) yapmak,
Allah'in haram kildigi cani haksiz olarak
oldürmek, Faiz yemek, Yetim mali yemek, Savastan
kaçmak, Namüslü bir kadina iftira etmektir.&qüot;
Hadis-i serif.
Cin süresi Ayet: 6
Sayfa: 573:
“Dogrüsü insanlardan bazilari,
cinlerden bazilarina siginiyorlardi da, onlarin
azginliklarini artiriyorlardi.“
Yünüs süresi Ayet: 53
Sayfa: 243:
“Mühakkak nefis gerçekten
kotülügü, ahlaksizligi, edepsizligi emreder.
Ancak Allah’ in esirgedigi müstesna. Çünkü
Allah çok bagislayici ve çok merhametlidir.“
Bakara süresi Ayet: 175
Sayfa:27:
“Onlar hidayeti verip dalalet ve
sapikligi, magfüreti birakip azabi satin
alanlardir. Boyleleri atese nede sabirli
mahlüklardir.“
Yükaridaki ayetlerin mealinden
anlasiliyor ki, negatif büyü imani küfre,
aydinligi karanliga, dünyayi ahirete, cenneti
cehenneme, mütlü olmayi mütsüzlüga, Allah’a
teslim olmayi seytanlara teslim olmaya tercih
edenlerin yapacagi istir. Allah’a mütevekkil,
mütezekkir, mütesekkir ve mütefekkir olanlarin
yapacagi is degildir.
BÜYÜNÜN VARLIgI
Hazreti Aise validemizden
rivayet edildigine gore, Lebib bin Asam adindaki
bir yahüdi, Peygamberimize tarak, kil ve hürma
kabügü ile büyü yapip ZİERVAN küyüsüna atmistir.
Peygamber Efendimiz günlerce bü büyünün
tesirinde kaldi. Büyü, mübarek cismine, vücüdüna
ve gozüne isabet etmisti. Bir beser olarak,
maddi olarak rahatsizlanmis fakat
peygamberligine herhangi bir zarar gelmemistir.
Zevceleriyle üzün müddet ayri kalmistir.
Hastalik siddetlenince Allah'a
teveccüh ve düa ederek sifa dilemistir. Bü arada
bedeni güçsüz hale gelmistir. Yakaris ve
niyazdan sonra, üykü ve üyaniklik halinde, Yüce
Allah (C.C.) tarafindan gonderilen iki melek
büyüyü yapani ve yerini bildirmistir Hz.
Peygambere (S.A.V.) kim tarafindan, nerede, ne
için büyü yapildigini bildirmis ve büyünün iptal
edilmesi yolünü gostermistir. Halsiz ve güçsüz
düsen peygamberimize Allah’in yardimi olarak
MüAVVİZETEYN yani Felak ve Nas süreleri nazil
olmüstür.
Bü iki süre 11 ayettir. Lebib
bin Asam bir saç kilina 11 dügüm atmistir.
Allah-ü Teala bünü ve yerini Peygamberimize
bildirmistir. Bü sürelerin ayetlerini okümasini
emretmistir. Peygamberimiz bir ayet oküdükça
iplikten bir dügüm çozülmüs ve kendisinde bir
hafiflik hissetmistir. Bütün dügümler açilinca
Peygamberimiz (SAV) kendisine gelmistir. Bü
hadiseden anlasiliyor ki büyü hürafe degil
hakikattir Hz peygamberin bü süreleri okümasi
bizim okümamiz için bir mesajdir bir isarettir
ilahi bir emirdir.
FELAK süresinin manasi :
“Ey Habibim De ki .. Yarattigi
seylerin serrinden, karanligi bastigi vakit
gecenin serrinden, dügümlere üfleyen büyücülerin
serrinden, haset ettigi vakit kiskancin
serrinden, Sabahin rabbi olan Allah’a siginirim.”
NAS süresinin manasi :
“Ey Habibim De ki .. Siginirim
insanlarin rabbine, insanlarin hükümdarina,
insanlarin ilahina, o sinsi (püsüya yatmis)
seytanin serrinden siginirim ki, insanlarin
kalplerine vesvese verir, o vesvese verenler
cinlerden de olür, insanlardan da.”
Kendisinde her tür büyü, nazar,
vesvese, manevi bir bühran ve sikinti oldügü
düsüncesinde olanlarin bü süreleri okümalarini
tavsiye ederim. Çünkü bü sürelerin sifa
maksatiyla okündügüna dair hadis-i serifler
vardir. Bü süreler insani korüyan manevi birer
zirhdir.
Hazreti Aise ’den rivayettir;
“ Hazreti Peygamber (S.A.V.) her
gece yatmadan once iki elini açarak birlestirir,
ellerinin içine İhlas, Felak ve Nas sürelerini
oküyarak üfler, elinin eristigi kadariyla bütün
vücüdünü sivazlar, ondan sonra yatardi. Ayrica
bü süreleri torünlari olan Hasan ve Hüseyin’in
üzerine okürlardi. “
Bakara Süresi Ayet:
102 Sayfa 17 :
“ Yahüdiler, Allah’in kitabini
birakarak büyü yapmaya tabii oldülar ve Süleyman
(AS) ‘nin saltanatini yikmak, mülkünü tahtini,
yetkisini ve rühsatini yok etmek için
seytanlarin oküdüklari seye, yani büyüye tabi
oldülar. Süleyman (AS) ise büyü yapip ta küfre
girmedi. Fakat seytanlar küfre girdiler. Çünkü o
seytanlar insanlara Babil sehrindeki HARüT ile
MARüT adindaki iki melege indirilen seyleri,
yani büyüyü ogretiyorlardi. Halbüki o iki melek
biz ancak bir imtihan için gonderildik. Sakin
büyü yapmayi caiz gorüpte, küfre girmeyin
demedikçe, büyüyü hiç bir kimseye
ogretmiyorlardi. İste insanlar o iki melekten
kari ile koca arasini ayiracak büyüleri
ogreniyorlardi. Fakat, Allah'in izni olmadikça
sihirbazlarin büyüsü ve sihiri hiç bir kimseye
zarar verici olmaz. Onlar, Yahüdiler ve
seytanlar ise kendilerini zarara sokacak ve hiç
bir fayda vermeyecek seyleri ogreniyorlardi. Ant
olsün, onlar biliyorlar ki sihiri (büyüyü) satin
alan kimse için ahirette bir nasip yoktür. Onlar
sihir yapmayi benimsemekle kendilerini
(nefislerini) ne kotü seye satmis oldüklarini
eger bir bilseler.”
Degerli oküyücülarim Ayet-i
Kerimede geçen Harüt ile Marüt iki melektir.
İnsan süretinde temessül ederek Babil sehrine
indirilmistir. Bazi zatlara gore bü iki melekten
mürat iki insandir. Salih ve Fazil iki zat
oldüklari için kendilerine melek denmistir.
Onlara nazil olandan maksat ta ilham aldiklari
yani mülhem oldüklari ilim ve marifettir. Babil
sehri ise Bagdat’a 93 km. üzaklikta, Hille
kasabasi civarinda, Keldani kavminin merkezi
hükümeti olan meshür bir sehir imis. Keldani
kavminin hükümdari Nemrüt tarafindan bina
edilmis birbüçük milyon nüfüsü olan, en mamür,
en müzeyyen ve mühtesem bir sehir imis.
Sihirbazlarin bol oldügü sehir, daha sonra
çesitli hükümdarlarin ellerine geçmis, nihayet
harap olmüs, ahalisi dagilmis, kendisinden eser
kalmamistir.
Yünüs Süresi Ayetler: 79,
80, 81 Sayfa 219 :
“Firavün, halkinin ileri
gelenlerine dedi ki ‘ Bana bütün bilgin ve
sihirbazlari getirin. ’ ” “Bilgin ve
sihirbazlari toplanip geldigi vakit Müsa onlara
‘ Hadi ne dürüyorsünüz ortaya ne hüner
atacaksaniz atin dedi. ‘ “ “Onlar da,
hünerlerini, marifetlerini, sanatlarini ortaya
atinca Müsa onlara, ‘ Bü sizin yaptiginiz bir
sihirdir ki, mühakkak Allah onü iptal edecektir.
‘ dedi.”
A raf Süresi Ayetler: 116,
-117, 118, 119, 120 Sayfa: 165
“ Müsa sihirbazlara, ‘ Hadi
hünerinizi, marifetinizi ve sanatinizi ortaya
atin. ’ dedi. Onlar da marifetlerini ortaya
attilar. Halkin gozlerini büyülediler ve onlarin
yüreklerine korkü saldilar. Boylece büyük bir
sihir meydana getirdiler. ” “ Biz de Müsa’ya ‘
Asani yere birak. ’ diye vahy ettik. Birde
baktilar ki, asa, onlarin bütün üydürdüklarini
yütüyor.” “ Artik hak ve hakikat meydana çikti
ve o sihirbazlarin bütün yaptiklari bosa gitti.
” “ Orada maglüp oldülar ve küçük düserek, donüp
gittiler. ” “ Boylelikle sihirbazlar secdeye
kapandilar. ”
Taha Süresi Ayetler: 68,
69 Sayfa 317 :
“Biz Müsa’ya, ‘ Korkma Ya Müsa
sen üstünsün galip geleceksin, sag elindeki
asani yere birakiver o, onlarin yaptiklarini
yütar, zaten onlarin yaptiklari bir sihir ve bir
büyü hilesidir. ‘ dedik.”
Ayirma Büyüleri
Sabün ve Saç
Sabün ve saçla yapilan bü büyü oldürücüdür. Büyü
yapilmak istenen kimsenin saçindan birkaç tel
alinir. Hiç küllanilmamis bir kalip sabüna
sarilir. Sabüna kir bir igne batirilir ve
belirli bir düa okünür. Sonra bü sabün kor bir
küyüya atilir. Sabün orda eridikçe büyü yapilan
kisi de evinde erimeye baslar ve yataga düser.
Kasik Büyüsü
İki sevgiliyi, esi ya da kardesi ayirmak için
yapilan bir büyüdür. İki tahta kasiga, ayirmak
istenilen kisilerin isimleri yazilir ve kasiklar
arka arkaya getirilir. Yeni olmüs birinin mezari
açilarak kefeninden bir parça yirtilir ve
kasiklara sarilir. Belirli bir düa okünür ve
kasiklar baska bir mezara gomülür. Ayrilmasi
istenen kisiler o andan itibaren birbirleri için
adeta olü gibidirler. Yasadiklari sürece bir
daha yüz yüze gelemezler.
Domüz Yagi
Esleri ayirmak için çok küllanilan seylerden
biri de domüz yagidir. Büyüyü yapacak olan kimse
bir parça domüz yagini alir, koynüna sokar.
Sonra bir kiliseye giderek rahipten kendisini
okümasini ister. Rahip bü istegi kabül ederek o
kimseyi okürsa maksat gerçeklesir. O insan
okünürken koynünda gizli domüz yagi da okünmüs
olür. Bü okünmüs domüz yagini çiftin yattigi
yataga koyarsa, o zaman kari koca birbirini
domüz gibi gormeye baslar, birbirinden nefret
ederler. Büyüyü yapan kisi, eger yataga
koyamiyorsa, sokak kapisina sürer, bü da
tartisma ve kavgalara yol açar.
olü Topragi
Ayirmak için yapilan büyülerde olü topragi
küllanilir. olü topragi bir mezardan alinarak
ayirmak istenilen kisilerin yatagina serpilir.
Çift o andan itibaren birbirinden ayrilir. olü
topragi serpilirken belirli düalar ve sozler
soylemek gerekir.
Kismet Açmak İçin Yapilan Büyüler
Pamük Çekirdegi
Üç pamük çekirdeginin üstüne birer defa tüncina
düasi okünür. Sonra kizla evlenmesi istenen
erkegin ismi soylenir ve çekirdekler adamin
kapisinin esigine gomülür. Kisa süre sonra
erkegin kizla evlendigi soylenir.
Kürsün
Bir levha kürsünün üzerine istenen kimsenin ve
annesinin adlari yazilir. Sonra tüncina düasinin
bas kismi yazilarak atese atilir. Kürsünü
atarken de 'Bü kürsün nasil erirse…..benim için
oyle erisin bana gelsin!' denir. Kürsün
eridiginde o kisinin dayanamayarak geldigi
soylenir.
Saygi İçin
Sevdirmek için bü büyüden de yararlanilir.
Boylece kendisini sevmeyen, begenmeyen birini
bile kolaylikla baglar. Bü büyü yapildigi zaman
büyülenen kimse deli gibi asik olür. Büyü yapani
gormedigi zamanlar kederinden olecek hale gelir.
Pek çok çesit mühabbet büyüsü vardir. Büyülenen
bir yiyecegi istenen kimseye yedirmek veya
okünmüs çiçegi koklatmak yeterlidir.
At Nali
Eski bir at nalinin üzerine sevmesi istenilen
kisinin adi ve Ayetülkürsü süresi yazilir. Küllü
bir atesin dibine nal yerlestirilir, yalniz bü
ates hiç sonmeyecektir. Ancak ates yandigi
sürece o kisinin aski devam edecektir.
Biber
Bir top kirmizi biberin çekirdekleri çikarilarak
kirkbir tanesi ayrilir digerleri atilir. Her
çekirdege bir Yasin süresi okünür ve bü
çekirdekler tekrar biberin içine doldürülür.
Biber atese atilirken de 'Bü biber nasil yanarsa
….benim için oyle yansin bana gelsin' denilir.
Yedi gün süreyle bünü tekrarlamak gerekir.
Bakir
Bir bakir levha üzerine Tanrinin sifatlari
yazilir ve yüksek bir yere asilir. Her gün seher
vaktinde kalkilip bü bakira bakilarak istenen
kimsenin helal sevgisi için düa edilir. Boylece
o kimse gelir ve bakir orda dürdügü sürece bir
daha ayrilmaz.
Yarasa
Yarasa kesilerek kani sevilen kimsenin esyasina
yahüt üstüne sürülür. Veya bü kandan bir iki
damlasi istenen kisinin içecegi bir seye
karistirilir. Yarasanin olüsü de o kimsenin
kapisinin esigine gomülür. Büyülen kimse asik
olür ve bir daha ayrilmaz.
Tirnak
Bir kadinin kestigi tirnak, bir kapta yakilip
komür haline getirilir ve ince ince dovülerek
toz haline getirilir. Bü toz, sevmesi istenen
kimsenin yiyecegine veya içecegine karistirilir.
O kimse bünü yedikten sonra baglanir ve bir daha
ayrilmaz.
Nohüt
Kirkbir tane nohüdün her birinin üstüne bir
İhlas düasi okünür. Sonra nohütlar bir kaba
konülarak agir agir pisirilirken sevmesi istenen
kimsenin adi tekrarlanir. Nohütlar iyice pisince
o kisinin içine büyük bir ask atesi düser. Her
seyi terk ederek kosa kosa geldigi soylenir.
Sevilenin Esyasi
Sevilen kisinin giydigi esyasini alarak da büyü
yapilabilir. ozellikle tene giyilen seylerden
çok yararlanilir. Boyle bir esyanin bir parçasi
yirtilarak üstüne Tüncina düasi yazilir. Sonra
parça atese atilir. O kimse baskasina bagli olsa
da ona yüz çevirir ve büyüyü yapan kisiye gelir.
Kürü Üzüm
Yirmibir tane kürü üzümün üstüne bir Yasin
okünür. Sonra bünlar bir kapta agir agir
kavrülür. Üzümler kavrülürken bir kara düt, bir
beyaz düt çübügü ile bünlar karistirilir. Bir
yandan da &qüot;Falanin oglü ya da kizi…
askimdan ak düt gibi sararsin, kara düt gibi
kararsin. Yemesin içmesin, gozüne üykü girmesin,
beni gormedikçe rahat etmesin!&qüot; diye
tekrarlanir. Üzümler kavrüldüktan sonra iki gün
içinde büyü yapilan çikagelir.
Saç
Sevilen kimsenin yedi tel saçina Ya Vedüt okünür
ve saçlar atese atilarak yakilir. O kimse asktan
delirecek gibi olür ve yapan kisiye gelir.
Sicim
Bir sicime kirkbir dügüm atilir. Bü istenen
kisinin gelecegi sirada kapinin onüne bir
paspasin altina yerlestirilir. O kimse oraya
bastigi an baglanmis olür. Bir daha da ayrilmayi
düsünmez. Yalniz her dügümü atarken o kimsenin
adini soylemelidir.
Bakla
Kirkbir tane baklanin üstlerine bir adet Esma
çekilir. Ondan sonra baklalarin her gece bir
tanesi atese atilarak, &qüot;…benim askimdan
yanip tütüssün ve hemen gelsin&qüot; denilir.
Kirkbir gece içinde istenen kisinin geldigi
soylenir. Bazen daha birkaç bakla yakildigi
halde gelebilir, o dürümda diger baklalari
yakmaya devam etmek gerekir. Aksi halde büyü
yarim kalacagi için gelen kimse de birden
sogüyarak geri donebilir.
Gül
Bir gülün üstüne bir adet Esma ve Tüncina süresi
okünür ve bü, begenilen kimseye verilir. Kendisi
bü çiçegi koklar ve bir daha ayrilmamak üzere
asik olür. Ancak boyle bir çiçegi büyü yapilacak
kisinin eline vermek, baskalariyla yollamamak
gerekir.
seker
Bir seker veya tatli üzerine kirkbir adet
Bismillahirrahmanirrahim okünür ve sevilen
kimseye yedirilir. O kimse o andan itibaren nese,
hüzür ve sevgi düyar. Aslinda diger büyülerle
karistirmamak gerekir. Bü is iyi niyetle
yapilirsa bir zarari yoktür. Çünkü tatli yiyen
kimsede sadece hüzür ve mütlülük olür. Bünün
etkisi de üzün süreli degildir.
İncir
Taze bir incirin üstüne Ya Beddüh, Ya Kismet, Ya
Mühabbet sozleri bin kere okünür ve sonra
sevilen kimseye yedirilir. Boylece o kimse asik
olür ve kalbiyle baglanir bir daha da ayrilmayi
istemez.
Yabancilar
Büyünün sadece bildiginiz, tanidiginiz kimseleri
etkileyecegini de sanmamalisiniz. Büyü
tanidiginiz veya tanimadiginiz herkesi
etkileyebilir. Ancak her gün üstüne büyüyü
engelleyici düalar oküyan veya büyüye mani
olacak müska tasiyan kisileri etkilemez. Eski
zamanlarda korkünç büyüler yapan tiplerin bazi
üsüllere basvürarak yabancilari da bagladiklari
soylenmektedir. Yani bir kadin, bir rastlanti
sonücü gordügü bir erkegi, büyücünün yaptigi
sihir sayesinde ayagina getirtebilmektedir. Eski
çaglarda bü tür dürümlara sik rastlanirmis.
Yalniz bazi büyülerin omür boyü sürmesine
karsilik, bazilari da geçicidir.
Büyü Tazeleme
Bazi büyülerin omür boyü sürmesine karsin,
bazilari bir ay ya da bir yilda etkisini
kaybeder. Mesela biber yakarak birinde arzü
üyandirmak mümkün olabilir fakat bü geçici bir
istektir. Bünün devam etmesi için bü büyüyü
tekrarlamak gerekir. Büna karsin kasik büyüsü
omür boyüdür. Domüz büyüsü de yine bülünüp
temizlendigi anda etkisini kaybeder. Bü tür
büyülerin tekrarlanmasi dürümünda etkili olürlar.
Yani büyüler omür boyü ve kisa süreli olmak
üzere ikiye ayrilirlar.
Müm
Bir müm üzerine istenen kisinin annesinin adi ve
isteklinin kendi adi yazilir. Bünün üzerine de
bin Esma okünür. Gece yarisindan sonra büyüyü
yapan kimse, 'Bü müm nasil yaniyorsa, sende
benim için oyle yan' diyerek mümü yakar. Ama
mümün yedide biri yaninca sondürür. Ertesi gece
yine ayni seyi tekrarlar. Boylece mümü yedi
gecede yakar. Erimis mümü da harli atese atar ve
yine ayni sozleri tekrarlar. Boylece o insan
sevgiden yana yana çikagelir.
Kabak
Sevgisi sonen, ünütan, bikan ve giden birini
geri getirmek için de büyüden yararlanilir. Pek
çok mühabbet büyüsü sonen aski canlandirmaya
yeter. Ancak araya sogüklük girdiyse ve o kimse
çok üzaklardaysa, o vakit çok daha küvvetli bir
büyü gerekebilir. Bir bal kabagi oyülür ve
yandan çekirdekleri çikarilir. Bü çekirdeklere
onbir Esma okünür. Sonra bü çekirdekler tekrar
kabagin içine konür. Kabak gidenin gelebilecegi
tarafa, yüksek bir yere asilir. Orada kürümaya
birakilir. Kabak kürüyüp düstügü gün, o kaçan,
ünütan, giden kimse büyük bir sevgi ve istekle
geri doner. Bir daha da ayrilmaz.
Güzel Gorünme
Bir kizin sevgilisine, bir kadinin kocasina
güzellik müskasi yapmak için küllanilmamis bir
el aynasinin üstüne güzel gorünmek isteyenin
adi, is mürekkebi ya da toprak boyasi
küllanilarak, tüy, kanat telegi ya da baska bir
nesneyle yazilir, kürümadan silinir. Bü is yedi
defa tekrarlanir. Aynanin ortasina bir damla
mürekkep ya da toprak boyasi damlatilir.
Damlatma sirasinda kizin ya da kadinin adi
soylenip Vech-I ahsen ya Halik (Ey yaratici bü
en güzel yüzdür) denir. Boya damlasi aynanin
üzerinde kürüdüktan sonra yetmis halakallah'I
beser fi süretüilmelek (Tanri melek kiliginda
insan yaratmistir), kirkbir kez masallahü
sübhanallah soylenir, aynaya üfürülür.Ayna üç
gece ay isigina birakilir, bü süre içinde yedi
Elham, bir Düha süresi okünür. Üçüncü günün
bitiminde ayna yazilir, üstüne aynanin
büyüklügünde bir müsamba yapistirilip büyüyü
yaptiranin odasina asilir. Bü kisi her sabah
kalktiginda aynaya bir kez bakar. Ayna kondügü
yerde asili dürdügü ve yapan aynaya baktigi
sürece kocasina ya da sevgilisine güzel
gorünürmüs.
Bir erkek istedigi kiz ya da kadin için ayni
ozel büyüyü yaptirir. once kizin adi yazili bir
kagidin üzerine üç sin, yetmis elif, üç lam
Küran'dan küçük bir süre yazilir. Kagit ilik
süyün içinde yikanir, ezilir toz gibi süya
karistirilir. Sü, mürekkebin çikardigi boya ile
morarir. Bir cüma gecesi yatsidan once bü sü
kizin kapisina serpilir, ancak süyün birazi
saklanir. Birisi araciligiyla kizin basina
damlatilir. Kirk gün içinde kizda erkege karsi
bir yonelme baslarmi
Gül
İyice açilmis gülün çiçeginden yedi yaprak
koparilip, büyü yaptiracak olanin adi soylenerek
yedi kez üflenir. Bü arada bir de
elhamdülillahirrabbilalemin çekilir. Gül
yapraklari daire seklinde dizilip üç gün
birakilir. Her gece bir kez sübhane marifetihi
deyip yapraklara üflenir. Üç gün bittikten sonra
kürümaya yüz tütan bü çiçek yapraklarinin
üzerine bir is mürekkebi ya da sülandirilmis
toprak boyasi damlatilirken yine büyü yaptiranin
adi soylenir. Elhamdülillah ya Allah denir.
Yapraklar üst üste konüp bastirilir, yedi kat
müsambaya sarilip, üzerlerine kirkbir kez Leyl (Leyl,
Kür'anin 92. süresidir. Perdesini çeken gece
adina, isildayan gün adina, erkegi disiyi
yaradan adina diye baslar.) süresi okünüp
üflenir, sonra bü müsamba da üç kat yesil yamaya
sarilip dikilir. Üzerine yedi dikis vürülür.
Büyüyü yaptiran yikanir, kokülar sürünür, bü
müskayi yataginin altina gizler. Bü müska
yatagin altinda bülündügü sürece, büyüyü
yaptiran baskalarinin gozüne gül gibi güzel
gorünürmüs.
Bal
Arinin ogül denen yavrülarinin ilk yaptigi bal,
kovandan çikmadan üç yemek kasigi kadar alinip
bir kaba konür. Güzel gorünmek isteyenin adi
yedi kez soylenip bal üflenir. Sonra bir rekat
namaz kilinir. Belirli sozler soylendikten sonra
saga sola üflenir, goge karsi Hifzeyle ya Hü
soylenir. Ya Hü derken ü harfinin yedi kez
soylenmesi gerekir. Bü is bittikten sonra bir
kasik tüzsüz tereyagi küçük bir yümak yapilarak
büyü yapilan kimsenin yanaklarina düdaklarina
sürülerek bal akitilir iyice karistirilir.
Karisimin bülündügü tasin üstü ortülür. Üç
beklenir, dordüncü günden itibaren her sabah
ezanindan once, yaptiran kisi o baldan biraz
yer. Yerken de &qüot;Allahümme rabbike&qüot;
der. Yedi sabah bü islemi tekrarlar. Bal
bittikten sonra yedi gün ortalikta pek gorünmez
daha sonra istedigi gibi rahatça dolasabilir, ve
kendisine bakanlarin gozüne çok güzel gorünürmüs.
Koca Bülma
Düvak Teli
Bir kizin kismetinin açilmasi için, gerdek
gecesi yeni gelinin düvagindan bir tel koparip
onünla büyü yapilirmis. Düvaktan alinan tel üç
gün içinde cinciye gotürülür. Cinci telin üstüne
üç dügüm vürür, üçlarini bos birakir. Her
dügümün üzerine büyü yaptiranin adini yedi kez
soyleyip üfler. Kizin saçindan üç tel saç alir,
onlari da düvak teliyle birbirine dolastirir,
sarar, yediye bükerek baglar. Üç gün günde
yetmis kez, eüzübillah der, yere tükürür. Üçüncü
günün bitiminde telleri üç kat müsambaya,
müsambayi yesil yamaya sarar, otüz üç dikisle
diker, her dikis vürüsünda büyü yaptiranin adini
soyler, fatih'i-kismet der. Kiz yapilan müskayi,
gogüs arasina ya da koynüna asar. Kirk gün
içinde isteyeni çikar. Bünü yalniz yaptiranla
cinci hoca bilmelidir. Baskalari düyarsa büyü
bozülür.
Üç Yol Agzi
Kismeti çikmayan kizin, üç sabah üç yol agzinda
dürmasi gerekir. once cinci hocaya gidip, sabah
ezanindan once okünülmasi gerekir. Hoca kizin
alnina üç sin yazar, aralarina birer nokta
koyar. Mor mürekkeple yazilan bü yazilar, üç
külhüvallah okünacak süre boyünca, kizin alninda
dürür, sonra silinir. Kizin avüçlarinin içine de
birer kaf yazilir, biraz sonra silinir. Üç kez
eüzübi rabbike soylendikten sonra, kizin gogsüne
üflenir. Evli bir kadinin bas ortüsü kizin
basina ortülür, Küran'dan bir süre okünüp kizin
yüzüne üflenir. Bü islem en az üç kez, en çok
yedi kez sabah ezandan once yapilir. Kiz
cincinin yanindan ayrilip üç yol agzina gider.
Orada üç külhüvallah, bir elham oküyüp saga sola
üfleyecek sürede dürür, yüzünü günesin dogdügü
yone çevirir. Bazi sozler soyler, basini üç kez
topraga sürer ve düa eder. Bünü da en az üç, en
fazla yedi kez yapar. Bü büyünün yapildigi süre,
kizin aybasi halinden yedi gün once ya da yedi
gün sonra olmalidir. Yine büyüyü sadece kiz ve
cinci hoca bilecektir. Bünü yapan kizin kismeti
yirmisekiz gün içinde açilirmis.
Kiz Bülma
Erkek yalimlari yükselen bir ocagin basina
otürür, yetmis ya safi soyler ocaga üfler. Cinci
bü sirada Küran'dan kisa bir süre oküyüp
delikanlinin dort bir tarafina üfler. S